Avrupa Parlamentosu seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, beklendiği gibi yüksek düzeyde ilgiyle güçlü bir katılım durumu ortaya çıktı.

Bu sonuçlara göre Strazburg`taki mevcut güç dengelerinin değişmiş olmasıyla birlikte yeni bir siyasi istikamet zorunlu hale gelmiştir. Muhafazakar grup olan EPP`nin mevcut konumunu bir dereceye kadar korumuş olması ve AB Parlamentosu’ndaki en güçlü grup olmaya devam etmesi; ancak sosyal demokratların grubu olan S & D’nin tarihi oy kaybı ve diger taraftan aşırı sağcı popülistlerin ulaştığı güç, yeni koalisyon ve birliktelikleri mecburi kılmaktadır. Buna göre bir “eskisi gibi devam et” artık mevcut olmayacaktır. Öte yandan Manfred Weber`in, AFD seçmenine ulaşma gayesiyle yürüttüğü seçim kampanyasında Türkiye’nin AB adaylığını bilinçli şekilde önceliklerinden biri olarak belirlemesi neticesinde, Avrupa`daki Türk toplumunun güveninin kaybedilmesinin, EPP’ye muhtemel bir koltuğa mal olduğu görülmektedir.

Ana akım partilerinin ağır zarar göreceği ulusal eğilim 2014 yılında başlamış ve 2019’da Avrupa seçimlerinde kendini tekrar göstermiş, buna karşılık aşırı sağcı popülistler, Avrupa çapındaki işbirlikleri sayesinde bugün en çok kazanan haline gelmiştir. Avusturya’daki FPÖ krizinin kendilerine zarar vermemiş olması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bazı görüş farklılıklarına rağmen, AfD, İtalyan Lega ve Fransız Rassemblement National (eski Ulusal Cephe) yeni bir grup oluşturacaktır. Önümüzdeki birkaç hafta içinde, diğer küçük aşırı sağcı parti, liste ve bağımsızların da bu gruba dahil olacaklarına kesin olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle ALDE’yle birlikte, Yeşiller / EFA grubu da, Avrupa Parlamentosu’ndaki demokratik güçleri desteklemek zorundadır.

Seçim sonuçları, aşırı sağcı popülist, Avrupa ve İslam karşıtı partilere yakınlaşma ve müsamahanın, bir şekilde ırkçılığın ve AB’nin çözülme riskinin artmasına sebep olacağını göstermektedir.

UID, aşırı sağcı popülist partilere karşı sıfır tolerans politikası yürütülmesinde EPP, S & D, Liberaller ve Yeşiller’e çağrıda bulunmakta, adil ve demokratik bir Avrupa’yı ümit etmektedir.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur,

UID Yönetim Kurulu