Son dönemlerde Almanya’daki göçmenler tarafından birçok küçük siyasi partinin kurulmasıyla, özellikle göçmenlere hitap eden siyasi zeminde bir parçalanma olduğunu müşahede ediyoruz. Bu partilerin mevcudiyeti, göçmen kökenli seçmeni, büyük partiler hakkında bilgi edinmek, bu partilerin temsilcileri ile görüşmek ve fikrini buna göre şekillendirmekten alıkoymamalıdır.

Almanya, seçmenin kendisine en fazla uyan siyasi partiyi bulup, oy verebileceği veya içinde bizzat angaje olabileceği demokratik bir ülkedir. Vatandaşın bu şekildeki siyasi katılımı demokrasiyi güçlü kılmaktadır.

Aynı şekilde AP milletvekillerini belirleyecek ve 26 Mayıs 2019’da yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerine yüksek katılım oranı AB’nin istikrarı için oldukça önemlidir.

Öte yandan dünya sahnesinde son birkaç yıl içinde ortaya çıkan siyasi gelişmeler nedeniyle, sadece Avrupalıların değil, aksine tüm dünyanın büyük güçlüklerle karşı karşıya kaldığını görmekteyiz.

Tüm bu gelişmeler, örneğin AfD gibi İslamofobik partilerin, geniş bir seçmen kitlesine ulaşarak, günümüzün bu önemli sorunlarının çözümünün, aslında çok kolay olduğu algısını oluşturmalarına imkan vermektedir. Avrupa ülkelerinin bir çoğundaki göçmen karşıtı bu partiler, yalnızca Müslümanlar ve göçmenler için tehdit değil, aynı zamanda AB için de demokrasiyi ve birlikte yaşama kültürünü tehlikeye atan birer olgudur.

İşte bugün Avrupa’da yaşadığımız bu sorunların bir çoğu, ancak AB içerisindeki işbirliği yoluyla çözülebilir.

Dolayısıyla UID olarak, AB içerisindeki tüm seçmeni, 26 Mayıs’taki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sandığa giderek demokratik haklarını kullanmaya davet ediyoruz.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur,

UID Yönetim Kurulu